Kategorie: Almanya

  • BÖCEK VE KÖNİG’E ONUR ÖDÜLÜ

    Taner TÜZÜN / NÜRNBERG

    Antalya heyetinin Nürnberg ziyaretinin üçüncü gününde anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Nürnberg Belediyesi Güzel Salonu‘ndaki etkinlikte, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile Nürnberg Büyükşehir Belediye Başkanı Marcus König’e Türk-Alman Dostluk Federasyonu (DTU) Başkanı Cihan Sendan’ın organizesinde prestijli Kybele ödülü verildi.

    „BİZ AKRABAYIZ“

    DTU Başkanı Cihan Sendan açılış konuşmasında, Türk-Alman dostluğunun basit bir diplomatik klişe olmadığını vurguladı. Sendan, „O, yaşamış bir tarihtir, bir ailedir, bir gelecek! Üzerine filmler çekilmiş, romanlar yazılmıştır; ancak gerçek yaşam en etkileyici hikayeleri yazmaktadır. Yüzbinlerce Türk-Alman aile, iki kültürle büyüyen çocuklar, canlı bir kanıt: Çoktan arkadaşlıktan fazlasıyız. Akrabayız“ dedi.

    DTU Başkanı Cihan Sendan, Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve eski Bavyera Eyaleti Başbakanı Günther Beckstein (soldan sağa)
    MUHİTTİN BÖCEK’E ÖDÜLÜ GÜNTHER BECKSTEİN VERDİ

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ödülünü Bavyera eski Başbakanı Günther Beckstein verdi. Nürnberg Belediye Başkanı Marcus König’in ödülünü ise Münih eski Belediye Başkanı Christian Ude takdim etti.

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek
    „ÖDÜLÜ ALMAKTAN ONUR DUYDUM“

    Ödül töreninde konuşan Muhittin Böcek, Türkiye ve Almanya arasındaki dostluk ilişkilerinin tarihsel bir temele dayandığını vurguladı. Böcek, bu tür iş birliklerinin kültürel etkileşimleri artırdığını ve iki şehir arasındaki bağları daha da güçlendirdiğini belirtti. Böcek, „Türk-Alman Dostluk Derneği’nin şahsıma gösterdiği ilgi için çok teşekkür ediyorum. Bu ödülü kabul etmekle büyük onur ve mutluluk duyuyorum“ dedi.

    Bavyera Türk-Alman Tabipler Birliği Onursal Başkanı Dr. İsmail Baloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Antalya-Nürnberg Kardeş Şehir (İN-SAN) Derneği e.V. Başkanı Rıza Özlek (soldan sağa)
    ANTALYA 17 MİLYON TURİST AĞIRLIYOR

    Kendisine verilen ödülü Antalya ve Nürnberg olarak uzun yıllara dayanan dostluğun ve güçlü iş birliğinin ortak bir simgesi olarak kabul ettiğini belirten Böcek, “Antalya, yılda 17 milyonu aşkın dünyadan gelen ziyaretçisi ile dünyada dördüncü sırada yer alan turizm şehridir. Çatışma içinde olan ülkelerin dahi, dünyanın dört bir tarafından gelerek, ayrı otellerde, aynı plajlarda barış ve huzur içinde tatil yapmaktadırlar“ ifadelerini kullandı.

    DTU Başkanı Cihan Sendan, Nürnberg Belediye Başkanı Marcus König ve Münih eski Belediye Başkanı Christian Ude (soldan sağa)
    „TÜRK İŞÇİSİ ALMANYA’YI YENİDEN İNŞA ETTİ“

    Ödül alan Nürnberg Büyükşehir Belediye Başkanı Marcus König de yaptığı konuşmada, Antalya ve Nürnberg’in birlikte daha güçlü bir gelecek inşa edebileceğine dikkat çekti ve iki şehrin tarihi ve kültürel zenginliklerinin, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma ile daha da anlam kazanacağını ifade etti. König şöyle devam etti: „1945 yılında ateşler içinde olan Nürnberg’in işçi göçü başlaması ile, özellikle 1961 yılında Türk işçilerinin gelmesi ile birlikte, hep beraber Nürnberg’i yeniden inşa ettik“ dedi. Türk işçisine övgü yağdıran König, devamında, „Nürnberg’de şu anda 40 bine yakın Türk kökenli dostlarımız yaşıyor, onlar artık şehrimizin bir parçası“ dedi.

    „ANTALYA’DA KENDİMİ TÜRK HİSSEDİYORUM“

    Ayrıca eski Bavyera Başbakanı Günther Beckstein de bir konuşma yaparak Türk-Alman dostluğuna değindi, Antalya’ya gittiği zaman adeta kendini Türk hissettiğine vurgu yaptı.

    KİMLER KATILDI

    Katılımcılar arasında Nürnberg Başkonsolosu Fatma Taşan Cebeci, Bavyera Milletvekili Arif Taşdelen, Belediye Meclis Üyesi Aynur Kır, Nürnberg Ost SPD Başkanı Abdurrahman Gümrürükçü, Dr. İsmail Baloğlu, Hüseyin Baraner, Antalya heyeti, yerel yöneticiler, iş insanları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri yer aldı.

  • BM: İSRAİL’İN GAZZE’DEKİ EYLEMLERİ SOYKIRIMIN İŞARETİ  

    ÇOK AĞIR SUÇLAMALAR

    Perşembe günü yayımlanan bir raporda, tıbbi tesislerin yok edilmesi ve bu nedenle doğum oranlarının düşmesi gibi faktörlerin, savaş sırasında meydana gelen insanlık suçlarını gösterdiği belirtildi.

    Raporda, İsrail komutanları, Gazze’deki Filistinlilerin üreme yeteneğini kısmen yok etmişlerdir; bu da doğumları engellemeye yönelik tedbirler aracılığıyla gerçekleşmiştir. Bu durum, Roma Statüsü ve Soykırım Sözleşmesi’nde yer alan soykırım eylemleri kategorilerinden biridir“ denildi.

    İSRAİL’İN CEVABI: SUÇLAMALAR ASILSIZ

    İsrail’in Cenevre‚deki Birleşmiş Milletler daimi temsilciliği, rapordaki suçlamaları temelsiz, önyargılı ve güvenilir olmadığını belirterek reddetti. Bu tür iddiaların, gerçekleri çarpıtmak için kullanıldığını savunarak, Gazze‚deki durumu daha gerçekçi bir perspektiften değerlendirmek gerektiğini ifade etti.

    DÜNYA GÜNDEMİNDE YER ALIYOR

    Bu rapor, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, bölgedeki insani kriz ve çatışmanın derinleşmesi üzerine tartışmaları da alevlendirdi. Birçok insan hakları örgütü ve ülke, durumu yakından izlemekte.

  • BM Özel Raportörü: İsrail soykırım yaptı

    BLOKE VE GIDA KRİZİ

    Albanese’ye göre, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki ablukası, gıda teslimatlarının kesilmesine neden olarak yaşam şartlarını ağırlaştırıyor. Bu durum, Filistinlilerin yaşamını tehdit eden bir insanlık dramına yol açıyor.

    SOYKIRIM SUÇLAMALARI

    Özel raportör, İsrail’in gerçekleştirdiği kitlesel öldürmelerin de soykırım suçlamalarına temel oluşturduğunu ifade etti. Bu tür eylemlerin, 1951 tarihli BM Soykırım Sözleşmesi’nde tanımlanan soykırım kriterlerini karşıladığını savundu.

    İSRAİL’DEN YANIT

    İsrail, Albanese’nin suçlamalarını şiddetle reddederek, Albanese’yi antisemitik nefret söylemiyle suçladı. İsrail hükümeti, bu tür iddiaların asılsız olduğunu ve Filistin halkına yönelik herhangi bir soykırım eyleminin bulunmadığını vurguladı.

     

  • NSU’NUN YAKININDAKİ İSİM HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

    ÖZEL HABER

    İddialara göre Matthias D., NSU’nun liderleri Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschäpe’nin en yakın çevresinde yer alıyordu. D., Zwickau’da gizli daireler kiraladı; bunlar arasında NSU’nun üs olarak kullandığı Frühlingsstraße’deki daire de bulunuyordu.

    EYLEMLERDEN HABERİ OLMAMIŞ

    İki yıl önce Bavyera Eyalet Meclisi’nin NSU Soruşturma Komitesi’nde tanıklık yapan Matthias D., terör üçlüsünü en son ne zaman gördüğü sorulduğunda, bunun NSU’nun kendini ifşa etmesinden haftalar önce olduğunu söyledi. Zwickau’dan hareket eden teröristlerin Almanya genelinde ırkçı cinayetler ve bombalı saldırılar gerçekleştirdiğinden haberdar olmadığını iddia etti.

    Beate Zschäpe (Foto: Bündnis Gegen Rechts)

    ZSCHÄPE FARKLI ANLATTI

    Ancak Beate Zschäpe, Federal Kriminal Dairesi’ne (BKA) farklı bir şey anlattı. „Der Spiegel“ dergisinin raporuna göre, Zschäpe, Matthias D.’nin NSU’nun kendini ifşa ettiği gün, 4 Kasım 2011’de, hala yanında olduğunu ifade etti.

    Zschäpe, Matthias D.’nin Mundlos ve Böhnhardt’ın ölüm haberini aldığında yüz ifadelerinin „tamamen bozulduğunu“ anlattı. Bu iki kişi, daha önce Eisenach’ta bir bankayı soymuş ve ardından intihar etmişlerdi. Zschäpe, izleri yok etmek için ortak daireyi ateşe verdi.

    SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU

    Çelişkili ifadeleri nedeniyle, Bavyera Eyalet Meclisi NSU Soruşturma Komisyonu eski başkanı Toni Schuberl ve FDP milletvekili Matthias Fischbach, D. aleyhine Münih Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    DEVAM EDEN SORUŞTURMALAR

    Alman polisi ve istihbarat birimleri, NSU’nun gerçekleştirilen saldırılarla ilgili soruşturmalara devam ederken, D.’nin rolü ve örgütle olan bağlantıları üzerindeki tartışmalar sürüyor. Bu suç duyurusu, NSU’nun faaliyetlerine ilişkin daha fazla bilgi edinilmesi ve adaletin sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

    SADECE GİZLİ DAİRELER KİRALAMADI

    Matthias D., sadece NSU için gizli daireler kiralamakla kalmadı, aynı zamanda terör üçlüsünün geniş ağında da yer aldı. Soruşturmalara rağmen, Federal Savcılık 2022 yılında onunla ilgili davayı on yıl süren soruşturmanın ardından kapattı.

    NSU CİNAYETLERİ

    Almanya’da NSU terör örgütü, bilinen ilk cinayetini 9 Eylül 2000’de Nürnberg’de Enver Şimşek’i öldürerek işledi. NSU terör örgütü 13 Haziran 2001’de Nürnberg’de Abdurrahim Özüdoğru, 27 Haziran 2001’de Hamburg’da Süleyman Taşköprü, 29 Ağustos 2001’de Münih’te Habil Kılıç, 25 Şubat 2004’te Rostock’ta Mehmet Turgut, 9 Haziran 2005’te Nürnberg’de İsmail Yaşar, 15 Haziran 2005’te Münih’te Theodurus Boulgarides, 4 Nisan 2006’da Dortmund’da Mehmet Kubaşık, 6 Nisan 2006’da Kassel’de Halit Yozgat ve 25 Nisan 2007’de Heilbronn kentinde polis memuru Michele Kiesewetter’i katletti.

    Örgütün 19 Ocak 2001’de ve 9 Haziran 2004’de Köln’de düzenlediği bombalı saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı. Terör örgütü üyeleri, çok sayıda banka soygunu da gerçekleştirdi.

     

  • Nürnberg Başkonsolosluğu’nda Duygusal Veda

    Mustafa Akbaba / Taner TÜZÜN/ NÜRNBERG

    UNUTULMAZ ANILARLA DOLU 11 YIL

    Veda konuşmasında İnal, „Nürnberg Başkonsolosluğu’nda geçirdiğim 11 yılın ardından, bu özel gün benim için unutulmaz anılarla dolu uzun bir yolculuğun anlamlı bir noktası oldu“ dedi. Başkonsolos Fatma Taşan Cebeci’ye, destekleri ve nazik veda konuşması için teşekkür eden İnal, „Onun değerli katkıları ve liderliği altında çalışmak benim için büyük bir ayrıcalıktı“ ifadelerini kullandı.

    HEP BİRLİKTE GÜZEL İŞLER BAŞARDIK

    İnal, görev süresi boyunca birlikte çalıştığı tüm başkonsoloslara, mesai arkadaşlarına ve dostlarına da şükranlarını sundu. „Hep birlikte güzel işler başardık, dostluklar kurduk ve anılar biriktirdik“ diyerek, geçmişteki anılarına vurgu yaptı.

    ARKADAŞLARINA TEŞEKKÜR ETTİ

    Etkinliği organize edenlere ve kendisine her zaman destek olan arkadaşlarına teşekkür eden Nail İnal, „Sizlerle çalışmak büyük bir onurdu!“ diyerek duygusal bir veda gerçekleştirdi. İnal, yeni bir iş dalında kariyerine devam etmek üzere Nürnberg Başkonsolosluğu’ndan ayrılacak.

  • Türkiye’nin dış politikası aydınlatıldı

    Mustafa AKBABA

    Nürnberg Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen “Türkiye’nin Bölgesel ve Küresel Politikalarına Yönelik Fırsatlar ve Meydan Okumalar” konulu konferansa, ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı konuşmacı olarak katıldı.

    Başkonsolos Fatma Taşan Cebeci

    “TÜRKİYE DİMDİK AYAKTA“

    Açılış konuşmasını yapan Başkonsolos Fatma Taşan Cebeci, katılımcılara selamlarını iletti. Prof. Dr. Bağcı, Türkiye’nin bölgesel güç olarak 16 tehlikeli çatışma alanının olduğu bir noktada dimdik ayakta durduğunu belirtti. Ayrıca, Cumhuriyet tarihindeki önemli politikaları değerlendirerek, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’na girmemesini büyük bir başarı olarak nitelendirdi.

    ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı

    “TÜRKİYE DOĞRU OLANI YAPIYOR“

    Bağcı, Orta Doğu’ya demokrasi ve güvenlik getirme hedeflerinin yerine getirilmediğini ifade ederek, Türkiye’nin güvenlik üreten bir ülke olarak uluslararası alanda daha fazla sorumluluk taşıdığını vurguladı. “Biz hiçbir zaman sorumluluk üstlenmeyen bir ülke olmadık. Türkiye bu konuda doğru yapıyor, fakat sorun, ön planda olmamamızda” diyen Bağcı, Türkiye’nin tarihsel sorumluluğunun dünya ile bağlantılı olduğunu belirtti.

    “AVRUPA SONUNDA DOĞRUYU KEŞFETTİ“

    Konferansta, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerdeki rolü üzerinde duran Bağcı, “Dünya’yı daha fazla okuyan, anlayan bir topluma dönüşüyoruz” dedi. Bağcı, Avrupa’nın Türklerden zarar gelmeyeceğini keşfettiğini belirterek, Türk gençliğine diğer ülkelerin yöneldiğini ve bu durumun olumlu değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Bana göre, biz daha iyiye doğru gidiyoruz” diye ekledi.

  • Sivaslı Ahmet Göksu’ya Amberg Belediyesi’nden Şeref Belgesi

    Sivaslı Ahmet Göksu’ya Amberg Belediyesi’nden Şeref Belgesi

    1973 yılında Türkiye boks şampiyonluğunu kazanan Göksu, 1975 yılında Almanya’nın Schwandorf kentine çalışmak üzere gelerek boks kariyerine burada devam etti. Göksu, aynı yıl Bavyera Boks Şampiyonluğu’nu kazanarak adını duyurdu. 1976 yılında Schwandorf’tan Amberg’e taşınan Göksu, 1972 ile 1979 yılları arasında toplam 110 boks müsabakası yaptığını ve bu süre zarfında birçok şampiyonluk elde ettiğini belirtti.

    2000 YILINDAN BERİ ANTRENÖRLÜK YAPIYOR

    2000 yılından bu yana Box.Club Amberg’in antrenörlüğünü üstlenen Göksu, spor dünyasına katkıları dolayısıyla Amberg Belediyesi tarafından 2025 Şeref Belgesi ile ödüllendirildi. Ödül töreninde belgeyi Amberg Büyükşehir Belediye Başkanı Michael Cerny’nin elinden alan Göksu, bu onurun kendisi için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti.

    GÖKSU BU ONURU HAK EDİYOR

    Belediye Başkanı Cerny ise Göksu’nun bu onuru sonuna kadar hak ettiğini belirterek, ona belgeyi takdim etmekten büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Göksu’nun başarıları, sadece boks alanında değil, aynı zamanda Türk sporunun uluslararası arenada tanınmasında da önemli bir rol oynuyor.

  • Saldırıda yaralan Türkler: Verilmiş sadakamız varmış

    Saldırıda yaralan Türkler: Verilmiş sadakamız varmış

    Münih kentinde ikisi ağır 30 kişinin yaralandığı saldırıdan Türk vatandaşları da etkilendi. Ali Bulut, Mithat Sarı, İnce Kara ve Şevki Köse, hastaneye kaldırılırken olay anını Nextaktuel’e anlattı. Mithat Sarı dışındaki, tüm yaralı Türkler, hastanelerden taburcu edildi.

    „ARAÇ AYAĞIMIN ÜZERİNDEN GEÇTİ“

    Belediyede temizlik işçisi olarak çalışan ve ver.di gösterisinde kortejin en arkasında bulunan Mithat Sarı, „Ali Bulut ve diğer iş arkadaşları ile birlikte kortejin arkasından gelirken tuhaf sesler ve araba sesi duyduk. Arkamızı döndüğümüzde bir aracın polis aracını sollayıp hızla üzerimize doğru geldiğini fark ettik. Kendimizi yolun sağ ve soluna atarak araçtan kurtulmaya çalıştık“ dedi.

    O esnada yere düştüğünü, otomobilin sağ ayağının üzerinden geçtiğini ifade eden Sarı, „Bilek kısmımda iki kırık oluştu. Hastanede ayağımdan ameliyat ettiler. Mübarek günde verilmiş sadakamız varmış. Daha beteri de olabilirdi. Allah’a şükürler olsun“ dedi. Erhan Daşcı, „Hasta olduğum için doktordan rapor almıştım. Eğer raporum olmasa ve işte olsaydım, ben de arkadaşlarım gibi kazaya karışmış olacaktım“ dedi.

    BAŞKONSOLOS YARALILARLA İLGİLENDİ

    Olayı öğrenir öğrenmez yaralanan Türklerle irtibata geçtiklerini söyleyen Türkiye’nin Münih Başkonsolosu Süalp Erdoğan ise, „Vatandaşlarımızın sağlık durumları iyiye gitmekte. Alman kurumlarıyla sürekli irtibat halindeyiz. Olayın takipçisiyiz“ dedi.

  • Grevcilerle aracıyla saldırdı

    Mustafa AKBABA / Eyüp TANRIVERDİ / Aykan İNAN / MÜNİH
    HABERİN VİDEOSU

    Bu sabah saat 10.30’da yüzde 8’lik maaş artışı, daha yüksek ek ödeme ve üç ücretli izin günü talebiyle uyarı grevine çıkan belediye çalışanları büyük şok yaşadı.


    Bir otomobil uyarı grevindeki 1000’den fazla çalışanın arasına daldı. Olayda en az 20 kişi yaralandı. Yaralılardan birinin çocuk olduğu ve hayati tehlikesinin sürdüğü belirtildi. Olay yerine polis ve ambulans sevk edildi.

    KASIT İHTİMALİ ARAŞTIRILIYOR

    Polis, olayın hemen ardından sürücüyü etkisiz hale getirip gözaltına aldı. Sürücünü 26 yaşında bir Afgan olduğu ifade edildi. Münih’in merkezinde meydana gelen olayla ilgili olarak, bir görgü tanığı aracın kasıtlı olarak kalabalığın içine daldığını söyledi.

    Bir diğer tanık ise silah sesleri duyduğunu ifade etti. Tanık, „Polis tarafından vurulan bir adamın olay yerinden götürüldüğüne şahit oldum“ dedi. Adamın gaz ile fren pedalını mı karıştırdığı yoksa kasıtlı olarak kalabalığın üzerine araç sürdüğü yapılan soruşturma sonrası netliğe kavuşacak.

  • Araç kalabalığa daldı: En az 15 yaralı var

    Mustafa AKBABA

    Münih’te bir araç, grevdeki kalabalığın içine daldı. Olayda en az 15 kişi yaralandı. Yaralananların, bir grev katılımcısı olduğu belirtiliyor. Olayı doğrulayan polis çok sayıda yaralının olduğunu bildirdi. Olay yerine polis ve ambulanslar sevk edildi. Polis, aracın sürücüsünün „güven altına alındığını“ ve artık bir tehlikenin bulunmadığını duyurdu.

    Münih’in merkezi bölgesinde meydana gelen olayla ilgili olarak, bir görgü tanığı aracın kasıtlı olarak kalabalığın içine daldığını söyledi. Bir diğer tanık ise silah sesleri duyduğunu söyledi. Tanık, „Polis tarafından vurulan bir adamın olay yerinden götürüldüğüne şahit oldum“ dedi.